Ali İlisulu

VİCTOR ANANİAS’a…

ÇAMTEPE; Ne sevdaların vardı, duman duman başında, dağlar gibi yücelerden bakardın Anadolu’ya, buğday buğday saçtın eteklerindeki yediverenleri, güneşine bakmadın hiç yamaçların, yeterki bozulmamış olsun tohumların, ak alınlı, kara yazmalı, mor fistanlı, çetikli, çekili, başı bağlamalı anaların, tunçtan bağırları, bir heykel gibi Yusuf, Veli dayıların vardı “Bizim oğlanın akranı VİCTOR bir gara cula, hiç eskimez mi ne? Süveteri, kareli gömleği”, deyivermişti Ayvacık’lı Hayriye, elleri morarmıştı, zeytin çizmeden, toprağın yası ile yaşamak, bir ahhh, bir of demeden Toroslarda kardelenlere düğün yapacaktık. Pirler pınarında, azık çözecek Göksu’ya şöyle bir bakıp, HESS diyen çoban Ahmed’e sevimli gözlerinle bakacak, hafiften tebessüm edecektin. Kar hoşafına Mehmed’im türkü söylerken, Toros pekmezi helvasını, çoban bazlamasına saracak, kekik çayı içecektik. Kebende yörük göçünü nesillere kaydedecek, burçalak toplayıp, çiğdemlerden örük,taç yapacaktık. Ne “tez can” ediverdin, dergileri çocuklarla paketlerken, bir başka dünyayı beyninde gezdirirdin. Beni KÜÇÜKKUYU’da yapayalnız ettin, çınarın dalına kuş yuvası, ev yapacaktık. Sıfır çöp ile Sufi gönlünce, o yumruk kadar kalbine yeşil gezegenin derdini sığdırmıştın. Emanetin bizde hep saklı, özlemlerin teminat, gidemediğimiz yer kalmayacak, hep beraber, kavgasızca, hür ve adilce, doyabildiğince yiyecektik. Toplamak, doldurmak yoktu ilkelerimizde. Şimdi bilirim mahsundur ADATEPE, BAHÇEDERE, ÇAMTEPE, Çamtepe Çamtepe, selam sana Çamtepe, bu topraklar bir yiğidini sana erdi Çamtepe.

ALİ İLİSULU, 03.03.2011 (saat: 21.00)

04/03/2011 15:05