adaçayı

Geleneksel kültürümüzde birçok yöremizde, kahvehanelerimizde, evlerimizde çok yaygın olarak tüketilen adaçayı (salvia officinalis) günümüzde yanlış hazırlanış sebebi ile insanların beğenisini kaybetmiş durumdadır. Adaçayı birçoğumuzun yaptığı gibi kaynar suda bekletilerek, diğer çaylar gibi uzun uzun demlenerek ya da kaynatılarak hazırlanmaz. Adaçayının doğru hazırlanış şekli, bir kalaylı bakır cezveye konmuş dört beş dal yapraklı kuru adaçayı bitkisinin üzerine kaynar su konulup, ilkinde çalkalayıp hemen dökülmesi, ikincisinde de yine kaynar suyun üzerine dökülerek beş altı saniye sallanarak bardağa süzülmesi şeklindedir. Kullanılan dallar cezve içerisinde bekletilirse
daha sonra sekiz on bardak daha servis yapılır. Her seferinde bir çalkalama yapılıp ardından kaynar su dökülüp hemen süzülür. Doğru yapıldığında çay altın renginde çıkar, koyu, kahverengiye çalıyorsa yeteri kadar çalkalamamışız, çalkalama suyunu tam dökmemişiz demektir. Renk çıkmaması ise adaçayımızın doğru zamanda toplanmamış olmasından ya da suyun, cezvenin yeteri kadar sıcak olmamasından ötürüdür.