Ekolojik mimari



Her iklim ve doğa koşulunda bir ekolojik barınak yapma imkanına sahibiz. Buna en iyi örnek Eskimoların buzdan “İglu”ları. Hele üçüncü fotoğrafta yer alan evin sahip olduğu şanslı durum söz konusuysa, yani yöremiz Ege Akdeniz’e kamışı, eriştesi (bir çeşit şerit yosun), taşı, gereni (tarıma elverişli olmayan yağlı, mor renkli bir çeşit toprak), ak toprağı, kireci bolca bulunan yada İç Anadolu ve Doğu Anadolu’da barınak yapıyorsak, toprak ve samanı bolca kullanarak; doğru yöntemlerle inşa edilecek ev ile kendi sağlığımız ve çevrenin sürdürülebilirliği için en iyisini yapmış oluruz.

Birinci ve ikinci fotoğrafta yer alan eko-mimari örneğinde duvarlarda taş araları ve sıvada nefes alan ve üretiminde doğaya zarar vermeyen aktoprak-kireç harcı kullanıldı. Ayrıca böyle bir ev yapımında kullanılacak ahşap ihtiyacı içinde 20 adet ağacın 20 yıllık büyüme süresi söz konusu. Yani ya önceden hesap edilip dikilebilir ya da en azından ev yapılırken keresteler satın alınır. Ama 20 yeni ağaç dikilip bakımları yapılarak yeryüzü yaşamına olan borcumuz ödenebilir. Ege’de geleneksel olarak erkek çocuk doğduğunda, ileride ona yapılacak ev için ihtiyaç olacak kerestenin elde edileceği ağaçlar dikilirdi.

Geren dam geleneksel Ege mimarisinde çokça kullanılmış bir teknik. Sırasıyla tahta mertekler, kamış, okaliptüs, mersin ve zakkum yaprakları, erişte, aktoprak ve geren kullanılan bu damın ömrü üç yılda bir bakım yapıldığında 150 seneye kadar çıkabiliyor. Bu dam yönetiminde su yalıtımının yanında kuru sıcak havada nefes alarak, yükselen ısıyı dışa veren, ortamı soğutan, nemli-soğuk havada da ısıyı içeride tutan özellik ve eve sağladığı temiz hava hiçbir yapay malzeme ya da yöntemle sağlanamıyor.