(ustalık ve çıraklık üzerine, başlıksız…)

Konuşurlar, o meleklerden duyduklarını çıraklarına sözle aktarmak zorunda değildir, çok konuşmaz, yapar. Çünkü herkes bakarak, toprak ve su ile, dua’ya ulaştığında aynı melekleri duymaya başlar. Melekleri duymak hayal edilmemelidir, mecaz değildir. Melekler her an her kaynağa bir çömlekçi atayabilir veya her an herhangi bir çömlekçiyi alabilir: bu çömlekçinin duasının saflığına, teke tekliğine bağlıdır sırf, çömlekçinin saflığı değil.

Çömlekçi doğru yere tezgah kurduysa kaynakların biri kurur, biri akar, biri gürdür-diğeri cılız. Bu hiçbir şekilde çömlekçinin elinde olan bir şey değildir. O dua eder ve çalışır.

[ELİYLE ÇİZDİĞİ YİN YANG İŞARETİ VAR]

Kaynak, suyu o noktaya ulaştırdığı için hiç gururlanmaz veya çok gururlanabilir bu hiç önemli değildir. Çünkü su, akacağı veya akmayacağı yolu, melekler sayesinde bilir ve takip eder.

Usta gururlanırsa çömlek yapmak değil, toprağı eline alamaz. Usta dikkat çekmeyi, işinin onaylanmasını, izlenmeyi ister, bunlar, meleklerin işaretleridir onun için. Herkeste meleklerin mesajlarını aramak, hissetmek, ustanın duasının bir parçasıdır.

Bir çırak mutludur, kendi seçtiği noktadadır, her an değiştirebilir, aynı yerde kalabilir.

Victor Ananias, (tarihsiz ama muhtelemen 97-98 yılları)