Bir rahibin vaazı

Uzaktakiler ile paylaşmak, birlik olmak yolunda Polonya kırsalından bir dostluk, paylaşım ve misafirperverlik örneği…

Polonya’nın küçük bir köyünde, Türk çiftçilerine aktarmak üzere kardeş dernek “Ziarno” (= tohum) ve onların aracılığı ile bir sürü çiftçi ile bir hafta geçirdik. Ayrıca Polonya Ziraat Üniversitesi (yanlış anlamadınız, ziraat fakültesi değil kocaman bir ziraat üniversitesi), bakanlık yetkilileri, kooperatifler, ekolojik üretim ile uğraşan, konvansiyonel tarım yapan bir sürü öncü çiftçi ve yetkili ile görüştük, Avrupa Birliği’ne geçiş hikâyelerini dinledik.

Tüm görüştüğümüz kişiler şehirli olsun, köylü olsun Türk çiftçilerine iletilmek üzere tecrübelerini, önerilerini ve iyi dileklerini gönderdiler Buğday ekibi ile. Karşılaştığımız misafirperverlik ve açık gönüllülük, paylaşımcılık tüm ekibimizi derinden etkiledi. Konumuz tarım nüfusunun yaşamı, misyonumuz bu yaşamın onurlu bir şekilde sürdürülebilmesine destek olunca herkesin ilgi, sevgi ve desteğini gördük bu ülkede de.

Tabii akşam sohbetlerinde, konuşmalar politikaya, dine, kültüre geldi zaman zaman ve karşılıklı birbirimizin merakını gidermeye, anlatmaya, anlamaya çabaladığımız anlar yaşadık.

Bir akşam kaldığımız köyün rahibi bizi evine davet etti, köylüler de geldiler, gittikten sonra anladık ki, bizimle tanışmak üzere düzenlenmiş o akşam. Yenildi, içildi, birlikte ilahiler söylendi ve büyük bir merak ile sorular sordu köylüler ve rahip ekibimize, Türkiye, örf ve adetlerimiz, İslamiyet hakkında. Biz de elimizden geldiğince, bildiğimiz kadarı ile anlattık, paylaştık dilimiz döndüğünce.

Ertesi gün köylü dostlarımızdan duyduk ki, rahip kilisede vaazında bizden bahsetmiş sevgi ile, Buğday’ın çalışmalarından, İslamiyet’teki oruçtan, akşam konuştuklarımızdan anlatmış cemaatine örnek göstererek, överek. Duygulandık açıkçası.

Dinler, kültürler, coğrafyalar açısından “farkların” hoşgörü ve dayanışma içerisinde sevgi ile kabul görmesi belki de insanlığın şu anda yüklenebileceği en büyük misyonlardan biri. Ekolojik tarım, ekolojik yaşam, dönüşüm çok iyi, sevdiğimiz araçlar ama bunları kesinlikle sadece kendimiz, yakın çevremiz için değil bütün insanlık adına, uzaktakiler ile de paylaşmak üzere yapıyor olmamız önemli. Birlik olacaksak, birbirimizi “bir”in parçaları olarak görmemiz ve hoşgörü işin ilk adımı bence.

13 Mart 2006