Mısır’da örnek bir eko yerleşim: SEKEM

Yaz başında Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği’nin İzmir’de düzenlediği ekolojik tarım seminerinin sıradışı bir konuğu vardı: Helmy Abouleish. Mısır’dan gelen bu konuk, 22 yıl önce babası İbrahim Abouleish’in kurduğu ve şimdi kendisinin yöneticiliğini yaptığı Sekem’i ve burada kurdukları sistemi anlatmak için gelmişti. Mısır’ın başkenti Kahire’nin kızgın çölleri üzerinde kurulmuş olan Sekem, dünyanın en ilgiç ekolojik yerleşimlerinden biriydi ve Helmy Abouleish, tarımdan sosyal yaşama, eğitimden çalışma hayatına örnek olabilecek bir yaşamın tohumlarının nasıl atılıp yeşerdiğini anlattı: “Mısır’da pek çok ürünün ekolojik yöntemlerle üretilmesine öncülük eden Sekem, sadece ekolojik tarım yapan bir çiftlik değil. Biz Sekem’de bütünsel, yani her boyutta (felsefi, sosyal, ekonomik) yaklaşımı esas alıyoruz. Burada yaşayanların manevi gelişimleri, eğitim ve tedavi yöntemleri konusunda yapılan araştırmalar en az ekolojik tarım kadar önemli.”

Helmy Aboleish Sekem’de çekilmiş dialar eşliğinde yaptığı konuşmasında, kurdukları sistemin amacının toprak, bitkiler, hayvanlar ve insanlar; burada yaşayan tüm canlılar arasında dengenin sağlanması olduğunu söylüyor. Belki de bu yüzden çölün kumları üzerinde kurulan bu eko-yerleşime hiyeroglif yazısında “Güneş’ten gelen yaşam kudreti” anlamına gelen Sekem adını vermişler. “Sekem, 1977 yılında Kahire’nin kuzeydoğusundaki Biîbes bölgesinde kuruldu. Yeraltı sularından yararlanılarak oluşturulan tarlalarda Mısır’ın değişik iklim koşullarına uyum sağlamış, yüksek kalitede birçok tüketim malının üretimini sağlayacak biyodinamik tarım metodları geliştirildi. Bu konuda bize Alman tarım uzmanı G. Merckens rehberlik yaptı ve bu metodla çöl kumları, farklı yaşam formlarına ve onlara hayat veren önemli topraklara, yeşilliğe, çiçek tarlalarına dönüştürüldü. Hızla artan biyodinamik çiftlik grupları, Mısır tarımının modern gelişimine hizmet veren üsler haline geldi.” Sekem kurulduktan kısa bir süre sonra Dr. İbrahim Abouleish’in Mısırlı ve Avrupalı birçok insanla birlikte ortaya koyduğu emek, Sekem’in daha ilerilere gitmesine yardımcı olduğu gibi, inanmış, kendini adamış heyecanlı bir grup insanın neler başarabileceğinin de güçlü bir göstergesi olmuş. Bugün Sekem’de 150′den fazla çiftlik ve 2 bin hektar alanda pamuktan muza ve tıbbi bitkilere kadar çok çeşitli ekolojik ürün yetiştiriliyor. Sekem ekolojik tarım yöntemleriyle Mısır’ın genel tarım politikasında da etkili oluyor. 20 yıl önce ülkede 3,6 milyon ton olan pestisid kullanımı, Sekem örneği sayesinde 0,3 milyon tona düşmüş. Sekem pamuk ekimi konusunda da hükümeti etkilemiş: “Tarihte ilk defa, 1991 yılında biyodinamik metodla pamuk yetiştirdik. Bu, Mısır’da bir devrimdi. 1994′te Mısır hükümeti organik pamuk üretimi konusunda çiftçilere destek verdi. Pamuğun işlenmesinde fazla miktarda kimyasal kullanıldığından Sekem, bilimadamları, iplik üreticileri, dokumacılar, boyacılar ve imalatçı firmalarla işbirliği yaparak zararlı kimyasallar kullanmadan pamuk işleme metodları geliştirdi. Örneğin, Conytex firması bu metodu 250 farklı ürün grubunun (çocuk kıyafetleri, gece kıyafetleri, iççamaşırı üretiminde kullanıyor.” Helmy Abouleish, 22 yıl içinde Sekem’in çiftçilere eğitim veren bir konuma geldiğini anlatıyor: “Mısır Biyodinamik Kurumu (EBDA) ile işbirliği yapıyoruz. Tarım danışmanları, geçiş dönemlerinde çiftçilerle birlikte çalışarak onlara ekim dönemleri ve bu dönemlerde yapılması gerekenler konusunda bilgi vererek biyodinamik metodların uygulanmasına yardım ediyorlar. Çiftçilere ve ziraat mühendislerine yönelik düzenli olarak organize edilen seminerlerde ve çalışma atölyelerinde eğitim imkânı sunuluyor.”

Uluslararası standartlara uygun olarak kontrol edilen ve belgelendirilen Sekem ürünlerinin yüzde yetmişi tamamen iç pazarda tüketiliyor. Ürettikleri malın katma değerini artırarak iç pazara giren Sekem’in 11 adet sağlıklı Ürün Dükkânı bulunuyor. Ayrıca ekolojik ürünler, Sekem’in yerel dağıtım şirketi kanalıyla, aralarında eczane ve marketlerin de bulunduğu 8 bin farklı müşteriye dağılıyor. Sekem kendi bünyesinde kurduğu şirketler kanalıyla, firmalara üretimde kullanılmak üzere hammadde sağlıyor, yerli ve yabancı pazarlara paketlenmiş taze meyva, sebze üretimi yapıyor. Isis adlı şirket ise, Mısır’daki Sekem mağazaları için ekmek, süt ürünleri, yağlar, baharatlar, çeşitli çaylar ve konserve üretiyor. Sekem, Alman ortaklı bir şirketle doğal kaynaklı ilaç üretiyor ve bir grup hekim ve eczacı da yeni ürünler geliştirilmesi konusunda ortak çalışma yapıyor. Sekem’in böylesi örnek bir çalışma yapmasının sırrıysa tamamen burada çalışanların ortak felsefeyle hareket etmelerinden kaynaklanıyor. “Bugün Sekem’de 1500 kişi çalışıyor. Her şirketin çalışanı her sabah aynı saatte bir çember etrafında toplanıyor ve kısaca bir önceki gün yaptıkları çalışmaların bir raporunu veriyor ve bugün iş için yapabileceklerinden bahsediyor. Bu tören insanlara Sekem topluğunun bir üyesi oldukları gururunu yaşaması imkânını veriyor. Her şirkette, çalışanların ilgi alanını ve onların çalışma ortamlarının kalitesini geliştirmekten sorumlu yöneticileri var. Bu yöneticiler çalışanların kariyer planlamasını, eğitimlerini ve sağlık programlarını organize ediyor.”

Sekem sosyal yaşamdan, kültür ve eğitime kadar her alanda, farklı sanat ve bilim dalları ile din arasında bir bütünleşme yaratarak kültürel gelişime katkıda bulunmayı amaçlıyor. Bu amaca yönelik uygulama araştırmaları ve eğitim konuları üzerinde çalışan enstitüler kuruluyor ve geliştiriliyor. “Sekem’de çalışanlar zamanlarının yüzde 10-15′ini eğitsel faaliyetlerde geçiriyor. Farklı ekonomik düzeylerden gelen çocuklar, yarım günlerini okulda geçirdikten sonra geri kalan zamanlarını el becerilerini geliştirmede kullanıyorlar. 14 yaşın üzerindekiler, tekstil ve marangoz atölyelerinde hem el becerilerini geliştiriyor hem de üretime katkıda bulunuyorlar. Sekem’de ayrıca iki tam gün grubu bulunan çocuk yuvası, ilk ve orta düzeylerde iki okul bulunuyor. Okulun programında, Mısır resmi programı uygulanıyor ve çocuğun sağlıklı gelişimine destek verecek sanat ve zanaat dersleri de veriliyor.

Sekem’de fiziksel ve zihinsel engelli kız ve erkek çocukların eğitildiği bir grup da var. Onlara sanat, müzik ve el becerileri yoluyla eğitim verilirken konuşma, okuma ve yazmanın temel becerileri de öğretiliyor. Amaç, onların topluma uyumunu sağlamak. Halen Sekem şirketlerinde bu eğitimi almış bir grup yetişkin engelli çeşitli aktivitelerde çalışıyor. Bu eko-yerleşimde insan eğitiminin temel ilkesi “yaparken öğrenmek”… İki yıl önce kurulan mesleki eğitim merkezindeyse biyodinamik tarım, metal işleme, halıcılık, elektrik tesisatı, ticaret ve iş dünyası gibi konuları kapsayan üç yıllık bir eğitim veriliyor. Öğrenciler profesyonel becerilerini canlı ve sanatla içice sunulmuş teorik bilgiler yoluyla kazanıyor. Yetişkin eğitim merkezindeyse tüm çalışanların katılabileceği iş yerlerinde de “uygularken” eğitimlerine devam ettikleri sanat, el sanatları ve teknik konuları kapsayan sürekli bir eğitim imkânı sağlanıyor.

Sekem’deki tıp merkezi ise çevredeki 11 köy halkı için geniş kapsamlı bir tedavi hizmeti veriyor. Tedavinin yanında dengeli beslenme, uygun ve sağlıklı yerleşim, temiz-kirli su eğitimi gibi temel insan ihtiyaçları programı da Sekem ağlık programının kapsamında. Bu programlar çevre halkın bilinçlendirilmesinde çok önemli bir rol oynuyor.”

Sekem’in gelecek projelerinden en önemlisi, Sekem Akademisi. Sekemliler yaşadıkları kültürün daha yüksek insan ideallerine ulaşmasına çalışıyorlar. Sekem Akademi binlerce yıldır uyuyan Mısır kültürünü uyandırmayı ve modern koşullara uyum sağlayan yaşam formlarını geliştirmeyi amaçlıyor. Ücretsiz ve bağımsız olan uygulamalı sanatlar ve bilimler akademisi yedi fakülteden oluşuyor; mimarlık, sanat ve eurothmy, müzik, konuşma, drama, biyodinamik tarım, iş yönetimi, grafik ve tasarım, tıp ve pedagoji, dallarında eğitim verecek yapı Sekem’in ideallerinin oluşumuna ve gelişimine katkıda bulunuyor. Hilmi Abouleish konuşmasının sonunda Sekem’in başarısının sırrını açıklıyor hepimize: “Bütünsel yaklaşımla birlikte, ne alacağınızı beklemeden, neler verebileceğinizi bilmek. Çünkü bu size gerçekten ödül olarak geri dönecektir.”

11 Mayıs 2004