Oğlum Ali…

Oğlum Ali ile vakit geçirme fırsatım oluyor arada bugünlerde çok şükür.

Ali’den ne çok öğreniyorum, zihni açık, korkusuzca sorguluyor, saf; üçkâğıtları dahi komik birer taklitten öte değil şimdilik. Büyüyor tabii, değişiyor, öğreniyor, bilinçaltına birşeyler yerleşiyor, insan yavrusu gelişiyor.

Uzunca bir süredir para kazanacağım bir iş yapmıyorum neredeyse, çok küçücük paralarla, desteklerle yaşayıp Buğday’daki işlerime tam zamanımı vermeye devam ediyorum. Ailemden kalan herhangi bir miras, maddi imkânım da yok, bir mülküm, maddi varlığım da yok Ali’ye bırakabileceğim şu an ölsem.

Sorguluyorum bunu arada, benden çok da etrafımdakiler, arkadaşlarım sorguluyor sıkça. Ali’nin geleceği ne olacak? Okulları, sağlığı, genel giderleri, sonrasında bir ev, bir gelecek… Kendine bakabileceği, kararlarını kendi verip geçinebileceği, karnını doyurabileceği ana kadar temel ihtiyaçlarını bir şekilde karşılayacağız, tabii Oya (annesi) ile ama onun ötesi?.. Şimdilik benim için yok. Benim şu an Ali’nin geleceği için maddi birikim sağlamak gibi bir tasam neredeyse hiç yok!

Ali’ye miras bırakacağım mutlaka, o miras için gösteriyorum her an çabalarımı Buğday’da. Temiz hava, temiz toprak, temiz su bırakmayı çok istiyor ve bunun için çalışıyorum ama aslen temiz bir ahlâk, örnek bir yaşam, hizmet ve birlik anlayışı ile gidilen bir yol bırakmayı çok istiyorum ona. Bunu başarabilirsem diğer değerleri kendi istediği gibi edinebileceğine, çalışarak kazanabileceğine inanıyorum.

Yolunda yürürken Ali’ye hep destek olacağım elbet gücüm yettiğince ama şu an sanırım Buğday’da arkadaşlarımla inandığım işlere tam zamanımı vererek, sonuna kadar kullanarak kaynaklarımı en iyisini yapmış oluyorum onun için de, diğer çocuklarımız için de.

Sevgim ve inancımla.

22 Ekim 2004