Okurlara soru

Gerekli mi acaba gerçekten, kim okuyup kimler ilgileniyor? Tek tek birkaç kişiden yorumlar, teşekkürler, okunduğuna dair ifadelerle karşılaşıyorum, hoşuma gidiyor ama “Zamanımı, insanların zamanlarını en etkin kullanma yolu mudur bu köşede yazıp okunmak?” sorguluyorum da arada açıkcası. Diğer bilgiler, haberler, duyurular gerçekten de işe yarıyor sıkça, acaba benim burada yazdıklarım kapladığı yer ve zaman kadar iş görüyor mu, birilerine ilham veriyor mu, bunu ara ara sorgulayıp şuurlu bir karar ile devam etmek istiyorum diğer işlerde yaptığım gibi. Her hafta sohbet eder gibi bir şeyler yazıyorum, kişisel oluyor dolayısı ile, ortak bir tema da olsa benim penceremden gördüğüm şekli ile çıkıyor kelimeler.

Ne yapalım sizce, devam edelim mi bu köşede sohbet etmeye, yoksa başka bir fikriniz var mı? Katkılarınıza sevinirim varsa, çünkü bu köşe aslında benim köşem değil, sizin köşeniz, ben misafir oluyorum sadece. Yüzsüz bir misafir olmak istemiyorum her hafta kapıyı çalan, alışkanlık şeklinde… Elektronik de olsa kesinlikle işe yaramadığım hiçbir yeri kaplamak istemiyorum açıkçası bu kadar üretkenliğin içinde.
Hep hizmet edebildiğim noktada var olmak dileğimle.

Haber No: 475

Bu yazıya 19 yorum yapılmış

22/12/2004 11:53

Cem Birder

Sevgili Victor,

Yazını (ve sorunu) gecikmeli okudum, kusura bakma. Neyse ki (bence) doğru kararı vermişsin! Bunca işinin arasında senden yazı yazmanı da talep etmek ne kadar hakkaniyetli bilemiyorum ama sevgi dolu yapılan bunca işin arasında güzel parıltılar hissetmek bizleri çok mutlu ediyor. Sevgilerimle.

21/12/2004 11:30

Özge

Buğday’ı Victor Ananias sayesinde tanıdım. 3 yıl önceydi. Bilinçli tüketicilik üzerine bir konuşmasını dinlemiş sonra kartını almıştım. O gün bugündür Buğday okumaya başladım. Tabii ki de yazılarınızın daimi olmasını istiyorum sevgili Victor Ananias. Paydaşlığın artması için bence yola gayet emin adımlarla devam. Sevgiler:)

18/12/2004 22:38

Mehmet Karlı

Sayın Victor,
İnsanlığa emanet olan bu değerlerin korunmasında gösterdiğiniz azimli çalışmalar karşısında içtenlikle oluşturulan bir köşe bizlere bir pusula gibi. Kolay gelsin, yolun açık olsun.

17/12/2004 15:37

Ali Kemal Ayan

Haftaya eksik başlamak, susuz kalmak, havasız olmak, kolsuz kalmak gibi olur, … eksik olur. Aslında eksiklik bizde, seni yüreklendirmeyi bile başaramamışız. Ancak teknolojik imkânı olmadığı için sizi okuyamayan ancak yüreği bir yönlü duyan Anadolu insanlarının yürek atışını duymuyor musun? YÜREKLİ OLANLARA VE YÜREKLENDİRENLERE TEŞEKKÜRLER.

17/12/2004 15:34

Melahat Fırat

Yazmaya devam. Yazılarınızı beğenerek okuyorum.

16/12/2004 22:07

Nilgün Saraçoğlu

Sevgili Victor Ananias, veya Sevgili Buğday,
Gerek dergide olsun, gerek www.bugday.org’da olsun herşey sizin yarattığınız enerji ile çoğalıyor ve güzelleşiyor. Sorun bizlerde, sizi yeterince iyi ağırlıyamıyoruz bu değerli köşede. Biz sizinle daha çok olacağız; bizi yalnız bırakmayın. Sevgi ve saygılarımla.

16/12/2004 16:57

Sayat Arslanlıoğlu

Sevgili Victor,
Lütfen yazmaya devam et. Haftalık yazıların bizim için ilham kaynağı oluyor.
Sevgiler

16/12/2004 13:07

Şahin Mangtay

Yazılarının kesinlikle devamından yanayım. Bunu sorgulaman bile gereksiz. Anlaşılan sende de biraz karamsarlık başlamış. Her ne kadar somut destekleyemiyor bile olsak, arkanda ciddi bir destek var. Arkandayız.

15/12/2004 13:14

Evrim Taşkın

Kesinlikle devam etmenizi isterim, ilgiyle ve beğenerek okuduğum köşeler var. Teşekkür eder ve devam etmenizi dilerim.

15/12/2004 00:41

Zeynep Aksel

Yazmaya devam. Bir arkadaşımız oldun artık. Bizi bırakıp gitmek olmaz.

14/12/2004 12:51

Aysen Eren

Lütfen devam! Yazı yazanların, çizenlerin hepsi böyle bir noktaya gelir. Bir dergi, kitapsa, okunurluğu beğenilirliği satış rakamlarıyla ilintilendirilir. Sizin elinizde, size gelen yorumlardan ve sayfanın aldığı hit sayısından başka bir ölçer yok. Bunlar ne boyutta bilmiyorum ama kendi adıma devam etmenizi gönülden istiyorum. Bir avuç tohum atarız, kaçı nerede çıkar bilemeyiz. Yaptığınız böyle bir şey. Yazdıklarınızın etkisini ölçmek mümkün değil… Selamlar.

14/12/2004 11:43

Dicle

Bu köşeden bana son derece açık, net ve içten niyetler yansıyor. Okumaktan, paylaşmaktan haz alıyorum ve niyet ettiğim birçok şey için bir destek güç hissediyorum yanı başımda. Üstelik Victor’un baktığı pencereye geriden baktığımda Buğday ailesini görüyorum, umutla doluyorum, taşıyorum, taşırıyorum…

14/12/2004 11:16

Cemile Başbilir

Dayanmak gerekiyor. Zor olabilir belki sizin için ama varlığınızın farkında olup da bazı nedenlerden dolayı çok dahil olamayanlar var. İlk Galatsaray’da açtığınız ismini hatırlayamayacağım (yaşlılığa verin) ekolojik ürün satış yerinizden bu yana farkınızdayım ama bir türlü tam olarak organik gıda tüketicisi olamadım. Ama farkındayım ve inanıyorum. Belki de ben dedemin bahçesinde yediğim domateslerin tadını asla yakalayamıyorum. Doğada yaşamın gerçek hayat mücadelesi olduğuna inanıyorum ama şehirde yaşamak zorunluluğu içindeyim şu anda. Derginize üye olup her ne kadar teslim alamasam da inandığım bir şeyleri desteklediğim için önemli değil. Ama artık daha çok ilgilenebileceğim bir dönemdeyim ve bazen haftalık bültenlerinizi okuyamadığım zamanlar oluyor yoğunluktan ama farkınızdayım. İnanın birçok kişi de böyle herhalde. Bir gün daha çok kitlelere ulaşabilmeniz dileği ile…

14/12/2004 09:36

Hakan Bezirci

Sevgili Victor, sensiz olmaz. Çok yakından izleyemesem de BUĞDAY ve sen önemli seçenekler oluşturuyorsunuz. Sevgilerimle.

14/12/2004 09:00

Zeynep Bilgi

Victor, ben haberlere şöyle bir bakıp, senin köşeni muhakkak okuyorum… İlham olmaz mı? Bence devam… Sevgiyle.

14/12/2004 08:25

Ayşe Keten

Kendi adıma lütfen devam edin. “Oğlum Ali” başlıklı yazınızı kaç arkadaşıma gönderdim hatırlamıyorum. Sizin pencerenizden bakmak, her yerde göremediğim manzaralara ulaştırıyor beni. İyi ki zaman ayırıyor, iyi ki yazıyorsunuz, teşekkürler.

14/12/2004 06:24

Mesut Tunga

Bu yazıyı ilk okuyanlardan biriyimdir herhalde. Ama her hafta gönderdiğimiz bültenin “ham” hali her elime gelişinde senin yazını okumadan edemiyorum sevgili Victor. Yolun açık olsun…

14 Aralık 2004