TaTuTa çiftlikleri

Yine yollardayız bir küçük Buğday ekibi olarak, ekolojik TaTuTa projemize yeni katılacak çiftlikler ile anlaşmalar yapmaya, eksikleri, ihtiyaçları belirlemeye gidiyoruz Batı ve Orta Karadeniz bölgesine.

Ne mutlu ki, bu projenin böyle bir mesaisi var; çiftçi aileler ile yüz yüze, gönül gönüle, onların mekânlarında misafir olarak çalışıyoruz bu kısımda. İşimiz gereği gittikçe artan bilgisayar karşısında oturma mesaisinin yanında insanlar ile, doğadaki varlıklar ile severek, isteyerek temas etme, bir şeyler yapma kısmı çok farklı bir ilham, coşku veriyor ve ayağı yere basan sonuçlar doğuruyor sıkça.

Bilgisayarı yadsıdığımdan, teknolojiye karşı olduğumdan değil ama “yaşamın kendisini” çok sevdiğimden olsa gerek temel ihtiyaçlara, yaşamsal döngülere direkt hizmet ettiğimi hissetmek beni çok mutlu ediyor genelde. Dolaylı yollarda niyet zayıflıyor, bilgisayarların ekranlarında aynı görüntü olsa dahi anlamını yitiriyor, aynı etkiyi yapmıyor.

Tarlada çalıştığımızda, yemek pişirdiğimizde, bir barınak inşa ettiğimizde ortaya yaşamsal bir sonuç çıkarken, büyük projeler dahi olsa bilgisayar tuşlarına basarak toplantılarda konuşarak acaba sadece sosyal açlığımızı mı gideriyoruz diye düşünüyorum bazen. Yoksa bu kadar çok bilgi içinde yüzerken neden sorunlar ve sıkıntılar artıyor gittikçe?

Gönlümde üretim ve tüketimin bizzat yaşandığı, yaşamın temel ihtiyaçlarının karşılandığı ve her türlü dolaylı hizmetin ikincil, üçüncül önceliğe atıldığı bir yaşam var. Yani “Hangisi olmasa yaşayamayız?” diye sorunca ilk oluşacak listeye hizmetin en öncelikli olduğu bir düzen! Bu soru dürüstçe sorulduğunda hep birlikte vereceğimiz yanıtların yaşandığı bir sistem.

8 Mart 2005