Sonlar ve başlangıçlar

Bu hafta sonu bir güneş yılını daha geride bırakıyoruz ve yenisine, Hz. İsa’nın doğumu başlangıç alınırsa 2005’inci yıla giriyoruz. Hayırlı olsun.

Kimimiz kutlamalar yapıyoruz, kimimiz herhangi bir günden farklı olmayan bir gün geçiriyoruz bu güneş yıllarının son günlerinde. Yüklediğimiz özel anlama bakacak olursak o gün evrende aslında her an süren değişimleri, yaşamsal hareketliliğin devam ettiğini ve bizim kendimize yeni bir başlangıç noktası, yeni umutlar yaratmamızdan öte hiçbir şey olmadığını görürüz. Ne zararı var? Bence hiç bir sakıncası yok!

Dönüşümün gücüne inanıyorsak her bir hücrenin, ayın, gezegenlerin, hayvanların, bitkilerin, minik canlılar ve cansız dediğimiz tüm elementlerin de kendi takvimleri olduğunu unutmadan bu geceyi kendimiz için bir dönüm noktası sayarak kutluyor, umut yüklüyorsak bence gayet anlaşılabilir bir davranış.

Yine de unutmamak lazım ki, her an evrende bir sürü kutlama, dönüşüm gerçekleşiyor ve aslında son-başlangıç bizim oluşturduğumuz kavramlar. Üretkenlik, umut, herhangi bir hareket istiyorsak yaşamımızda onu destekleyen bir takvim mutlaka vardır; doğaya, evrenin hareketlerine bakarsak isteğimizi destekleyen takvimi fark ederiz mutlaka. Güzellikle…

31 Aralık 2004