Buğday’ın 15 yılı

BUĞDAY’ın penceresinden dönüp de geçen 15 yıla bakınca, ölçülebilen ve ölçülemeyen, tanımlanabilir ve tanımlanamayan çok miktarda iş, çok alanda deneyim, alınan dersler ve birçoğu nerede, nasıl karşımıza çıkacağı belli olmayan etkili sonuçlar ile karşılaşıyoruz.

Buğday hareketi yaşama karşı duyulan sorumluluk, bu sorumluluğu günlük yaşamda en etkin şekilde yerine getirme çabası ve bu çabaya dileyen herkesin ortak edilmesi hedefi ile kuruldu, bugünlere geldi ve yaşatılıyor. Bakış her zaman tüm insanlık, insanlığı çevreleyen yaşamın tamamını kapsayan bir açıya sahip oldu; yapılan çalışma hangi boyutta ve süreçte olursa olsun. Adımlarımızı atarken kısa vadeli ve ufku dar hesaplar yapmamaya çabaladık. Buğday, geçirdiği 15 yıllık süreçte hâlâ tam güvenceye alamadığı finansal ve idari kapasitesini hiçbir zaman, niyet ettiği adımları hayal etme, planlama ve atma konusunda sınır olarak kabul etmedi! Bizi yönlendiren sahip olduğumuz imkânlar değil, var olan ihtiyaçlar oldu. Yapılacak işler için gereken imkânlar yaratılmaya çalışılırken, elde edilen tüm güç ve kaynaklar hedefe yönelik olarak en iyi şekilde kullanılarak yüründü, inanç ile…

Tüm destekçileri, çalışanları, karar vericileri dahil Buğday’ın çalışmalarında hamura katkı koyanlar yiyecekleri ekmeğin hayali ile değil, aksine doyuracakları açlığın, paylaşacakları lezzetin verdiği ilhamla hareket ettiler.

Değişmeyen bakış ve sürekli güncellenen sorumluluklarla yürümeye devam eden Buğday hareketi, bir yandan kurumsallaşmaya önem verirken diğer yandan da kurumdan, dernekten, hatta “Buğday” isminden bağımsız olarak temas eden her kişinin gönlünde bir aşk, sönmeyen bir ateş yakmak için, herhangi bir beklentisi olmadan tohumlar atmaya devam ediyor.

Bugün gelinen noktada -kısıtlı imkânlarımız nedeniyle her başvuruya, talebe anında yanıt veremesek de- verdiğimiz karşılıkları helâl ederek, kendimizden bağımsız, uzun vadeli faydalar sağlayacak şekilde vermeye çalışıyoruz, hizmet aşkı ile…

Türkiye’de ve dünyada bulunduğumuz noktada kırsal nüfus ve onların kabiliyetlerinin dünya yaşamının “gerçek” temel ihtiyaçları açısından önemini, o yaşamın desteklenmesi adına yapılabilecekleri, kırsal refahı, toprağı, suyu, havayı ve doğanın aldığı her nefesi izleyen, büyük bir sorumluluk ile üreten, paylaşan, tüketen bireyler, halihazırdaki temel hedef kitlemiz. Bu kişileri desteklemek, dualarını, çabalarını değerli kılmak ve yaşatmak için yapabileceklerimiz; onların aşklarından, ışıklarından bütün insanlığın ilham alması ve yaşamın “kalkınma”dan çok “huzur”, “paylaşım”, “bütünlük”, “yeterlilik” duyguları ile sürmesi. Bu, nerede olursak olalım pusulamızın gösterdiği değişmeyen yönümüz!

Hep birlikte, “bir”liği hissederek dönüşmek, dönüştürmek umuduyla nice 15 yıllara…

4 Ağustos 2005