Ekolojik tarımda yeniden yapılanma

Söyleşi: Victor Ananias

Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Organik Tarım Komitesi (OTK) ve Ulusal Yönlendirme Komitesi geçtiğimiz aylarda yeniden yapılandırıldı.

Tarım ve Köy İşleri Bakanı Prof. Sami Güçlü “sağlıklı bir organik (ekolojik) tarımsal üretim ve gıdayı sağlamak” hedefini gerçekleştirmek üzere atılan adımlar konusunda Buğday’ın sorularını yanıtladı.

Bu yapılandırmanın ardından Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ve Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği’nin de içinde bulunduğu Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesi Türkiye’nin organik tarım stratejisini yeniden şekillendirmek üzere çalışmalar yapıyor. Bu kapsamda, bir dizi toplantı ve görüş alışverişinin yanı sıra ilgili tüm tarafların görüşleri de alınarak yeni Organik Tarım Kanunu üzerinde çalışılıyor. 15 kişilik yeni OTYK ekibi, bir yandan TÜGEM’e (Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü) bağlı Alternatif Üretim Daire Başkanlığı’nda çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürürken, diğer yandan da DSİ ile yapılacak, “ekolojik tarım uygulamasıyla içme suyu havzalarında su kirliliği kontrolünün sağlanması”nı hedefleyen protokolün hazırlığı gibi önemli adımlar atıyor.

Tarım ve Köy İşleri Bakanı Prof. Sami Güçlü Türkiye’de ekolojik tarımla ilgili gelişmeler konusunda Buğday’ın sorularını yanıtladı.

Organik (ekolojik) tarımda içinde bulunduğumuz dönemde Türkiye’deki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ülkemiz organik tarım yapılmasına uygun coğrafi şartlara, az kirlenmiş toprak varlığına ve uygun iklim koşullarına sahiptir. Bu nedenle organik tarım, ülkemizde hızlı bir gelişme potansiyeline sahiptir. Yasal düzenlemelerin şekillendiği 1996 yılında 26 üründe 1947 adet sözleşmeli çiftçi tarafından 6 bin 789 hektar alanda 10 bin 304 tonluk üretimle başlayan organik üretim çalışmaları, 2000’li yıllarda 98 ürün çeşidinde 15 bin 795 çiftçi tarafından 111 bin 324 hektar alanda 280 bin 328 tonluk üretime ulaşmıştır.

İhracatımızın yöneldiği ülke sayısı 2000 yılında 20 civarında olup, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri en önemli ihraç pazarımızı oluşturmaktadır. AB ülkeleri içinde Almanya, Hollanda, İsviçre ve İngiltere ile Kuzey Avrupa ülkeleri, ABD, Kanada, Avustralya ve Japonya dikkat çeken pazarlardır.

Ülkemizde, 1998 yılında 17 milyon 849 bin USD karşılığı 8 bin 029 ton, 1999 yılında 23 milyon 562 bin USD karşılığı 11 bin 679 ton, 2000 yılında 20 milyon 837 bin USD karşılığı 12 bin 047 ton, 2001 yılında 27 milyon 587 bin USD karşılığı 17 bin 725 ton ve 2002 yılında 27 milyon 437 bin USD karşılığı 17 bin 037 ton organik ürün ihracatı yapılmıştır.

Organik tarımın ticari değeri olduğunu biliyoruz. Organik tarımın insani, sosyal ve çevresel boyutu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Organik tarım, ticari anlamda ürüne ve ürün fiyatına bağlı olarak üretici gelirlerini yüzde 10-20 oranında artırması, üreticiye ürün satışı garantisi sunmasının yanı sıra, üretimde kimyasal girdi ve ilaç kullanmadan yönetmelikler çerçevesinde izin verilen girdilerin kullanımı ile yapılan, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı tarımsal üretim sistemi olması itibariyle toprak, su kaynakları ile havayı kirletmeden çevre, bitki, hayvan ve insan sağlığını azami derecede korumaktadır. Organik üretim bozulan ekolojik dengenin yeniden tesisi, sürdürülebilir tarım, toprağın yaşatılması, flora ve faunanın korunması, sağlıklı gıdanın üretimi gibi faaliyetlerin temelini oluşturmaktadır. Aynı zamanda, iklim değişikliğine neden olan faktörlerin etkisinin giderilmesi, erozyonla mücadele ve çölleşmenin önlenmesi, eko-turizmin; sürdürülebilir bir kalkınma organik tarımın bir sonucu olacaktır.

Organik tarımın geleceğini nasıl görüyorsunuz ve Bakanlığınızın bu alanda somut atılımları ve yatırımları (özellikle iç pazar açısından) nelerdir?

Ülkemiz, dünyada organik tarım yapan 100’ün üzerideki ve bu konuda mevzuatı bulunan 32 ülkeden birisidir. Ulusal mevzuatımız ve yapılanmamız Avrupa Birliği ile uyumlu bir şekilde ilk olarak 1994 yılında düzenlenmiştir.

Organik tarım faaliyetleri, 11 Temmuz 2002 tarih ve 24812 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Organik Tarımın Esasları Ve Uygulamasına İlişkin Yönetmelik” çerçevesinde yürütülmektedir.

Bakanlığımız 1997 yılından itibaren uygulanmakta olan “Ekolojik Tarımın Yaygınlaştırılması ve Kontrolü Projesi” çerçevesinde Bakanlığımız teknik personeli ve işsiz mühendis, veteriner hekimleri her yıl programlı bir şekilde yapılan seminerler ile eğitilmektedir. Bu güne kadar 1200 teknik personelin eğitimi gerçekleştirilmiş olup, 2002 yılından itibaren ise bu proje Bakanlığımızın ana hizmet birimlerinin de dahil edildiği bir “Ulusal Proje”ye dönüştürülmüştür. Uygulanmakta olan bu proje çerçevesinde 2002 yılı için etüdü yapılarak, tesbiti yapılmış iller: Doğu Karadeniz ve civarı bölgeden Artvin, Gümüşhane, Bayburt ve Sivas ile Göller Yöresi ve civarı bölgeden Isparta, Karaman ve Konya. Bahsi geçen illerde bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretimini geliştirmek için demonstrasyon, yayım ve teknik personelin eğitimi çalışmaları yapılmaktadır.

2002-2007 yılları arasında uygulanacak proje sayesinde, ülkenin dağınık alanlarında küçük çaplı sözleşmeli projeler halindeki organik üretimin, Organik (ekolojik) Tarım Bölgeleri oluşturarak veya önemli havza ve vadileri hem koruyup hem de üretim kaynağı olarak kullanarak, üretim artırılacak, üretim maliyeti düşürülecek, bu sayede sadece gelir düzeyi yüksek olan değil, tüm ülke tüketicisine organik ürün tüketme imkânı sağlanacaktır. Bakanlığımız İzmir İl Kontrol Laboratuvarı’nın akreditasyonu ile ilgili çalışmalar sürmekte olup, yurt dışında yapılmakta olan analizlerin bir kısmı yurt içinde yapılarak analiz maliyetleri aşağıya çekilebilecektir.

Organik tarımda çiftçilerin yerinde eğitimi ve müteşebbislerin en kısa yoldan bilgilendirilmesi sağlamak ve üretimi yangınlaştırmak amacıyla 81 ilde organik tarım birimleri oluşturulmuş olup, bu birimlerde çalışacak olan timlere Malatya, Ordu ve İzmir’de gerekli eğitimler verilmiştir.

Ulusal programda da yer alan Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları ile bilgi akışını kurmak, mevzuatın uygulanmasını takip etmek ve denetimlerini gerçekleştirmek amacıyla internet üzerinde Organik Tarım Veri Tabanı programı çalışmaları devam etmektedir.

Ülkemizde, organik tarım faaliyetlerinin hem dış ticaret hem de iç pazar taleplerine uygun yasal dayanağın oluşturulması ve çiftçi örgütlenmesinin hızlandırılması amacıyla Hükümetimiz acil eylem planında da yer verilmiş olan “Organik Tarım Kanunu” hazırlanmış olup, kurum dışı görüşler alınmak ve gerekli çalışmaları yapmak üzere Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı’na gönderilmiştir.

Organik tarım konusunda bir teknik dosya hazırlanıp Avrupa Birliği’ne sunulmuş, “Ekolojik Ürün İhraç Eden 3. Ülkeler Listesi”ne dahil olunması için Kasım 2002’de Avrupa Birliği’ne resmi başvuru yapılmış olup, bu konudaki çalışmalar devam etmektedir.

Organik ürünlerin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması ve iç tüketimi canlandırılması amacıyla organik tarıma devlet desteğinin sağlanması hükümet programımızda yer almaktadır. Organik tarımın önünün açılması ve yaygınlaştırılması açısından desteklemeleri önemli görmekteyiz. Bu amaçla, üreticiler, sanayiciler, ihracatçılar, sivil toplum örgütleri, üniversiteler, kontrol ve sertifikasyon kuruluşları ile konunun teknik boyutları ve destekleme modelleri hakkında çalışmalar devam etmektedir. Bu çalışmaları çok önemsiyoruz çünkü, bir taraftan iç tüketimi canlandırma hedefini yakalamaya çalışırken diğer taraftan AB’de organik üründe rekabet gücümüzün artması ve üreticilerimizin ürünlerini değerinde pazarlamalarını amaçlamaktayız.

Sonuçta Bakanlığımızın hedefi, her metrekaresi kayıtlı, sistemi oturmuş, ülke içi ve dışında ticari yanlışa meydan vermeyen, çiftçiye ve üreticiye daha çok kazandıran, çevre, bitki ve insan sağlığını azami derecede koruyan, ülkemiz turizminin ve eko-turizmin gelişimini sağlayan hepsinden önemlisi, tüm gelir gruplarının tüketebileceği sağlıklı bir organik tarımsal üretim ve gıdayı sağlamaktır.

3 Mayıs 2004