Polonya’da

Bu hafta Polonya’dayım, Polonya’da kırsal kalkınma, ekolojik yaşam, ekolojik tarım, ekolojik tarım turizmi konularında daha önce birlikte çalıştığımız arkadaşlarımızı, kurumları ziyaret edeceğim Buğday adına. Ve yeni kişiler, kurumlar tanıyacağım inşallah birbirimize ilham verebileceğimiz, tecrübe ve duygu paylaşabileceğimiz toplantılara katılacağım.

Daha önce Polonya’ya gittiğim seferlerde oradaki çalışkan insanlardan, köylülüklerinden, çiftçiliklerinden çok etkilenmiştim. Türkiye’den farklı da olsa çok köylü bir toplum olarak kaldı Polonya genelinde zihnimde. En son ziyaret ettiğimde Avrupa Birliği’ne girmemişlerdi, her ne kadar yazışsak, haberlerini takip etsem de merak ediyorum günlük yaşamda Avrupa Birliği’ne dahil olmak oradaki dostlarımıza ne getirdi ne götürdü.

Gider ayak çok anlamlı toplantılara dahil oldum Buğday ile ekolojik tarımın değişik alanlarında iş yapmaya niyeti olan, başlayan kişiler, kurumlarla. Sanırım elimizdeki imkânların farkına varmaya başladık hep birlikte. Herkes bir noktasından yakalamaya, anlamaya başladı ülkemizin geleceği ile ilgili ekolojik bir seçeneğin, seçenek olmaktan öte bir yolun uzandığını açık ve net olarak.

Şimdi iş, bu yolu “bir”likte yürümeyi hedeflemek, başarmak. Hiç kimse dışında kalmadan, tüm yaşamsal ihtiyaçlar karşılanarak ve dürüst, adil, sürdürülebilir paylaşım içinde tanımlanarak, sınırlar, milletler ve tüm farklılıklardan öte bir işleyişin mümkün olduğunu kanıtlamak, yaşatmak için bizim imkânımız var. Hâlâ toprağımız, havamız, suyumuz, insanımız ve inancımız var. Günlük karmaşa, acılar, sorunlar bizi aslında hep olmamız gereken yere doğru itiyor, sadece zevk, sahip olmak, tüketmek ile beslemiyoruz yani.

Aslında bu doğanın kendi işleyişinde, insanın yaradılışında var sanırım, dinlerdeki “kıyamet”e inancımı, onun anlamını izliyorum içimde, orada bir güzel güven, doğanın biliminin sonsuzluğu ve gerçekliği, hatasız işleyişinin duygusu var anlamasak da sanki.

Bakalım Polonyalı dostlarımız ne düşünüyor bu konularda…

2 Haziran 2005